Ana Sayfa GÜNCEL Aşkın Seyir Hâli

Aşkın Seyir Hâli

yazan Arzu Mutlu Engin

Ben, sen ve aramızda oluşturduğumuz biz…

Yarattığımız biz…

Fark etmeden yaratılan biz…

İşte sen beni, ben seni düşünürken, “biz” ortamızda, bambaşka hallere bürünerek, her olayda başka halde ortaya çıkarak, geleceğe doğru uzanıyor.

Her yaşadığımız deneyim tek ve her biri kendine özel.

Bazılarında fazlaca ben var, bazılarında daha fazla sen, ama mutlaka biz.

Bir eylemle, bir olayla değişiveriyor, “biz” içindeki senin ve benin oranı. Düşündüğüm her noktada, bana veya sana dokunduğum her noktada, beynimizde hızla yayılan nöronlar gibi, gittikçe genişleyen ve nedense capcanlı gülümsediği izlenimine kapıldığım bir örümcek ağı gibi.

Ağın bağlantı noktalarında birbirimizi düşündüğümüz ışıklar saklı, hissettiğimiz her noktadan ağın başka bir bölümü örülüyor.

Bilgisayar işletim sistemi her dokunuşta yayılmaya, her geri çekişte ise ağın bir başka bölümü kapanmaya başlıyor.

Sonsuzluğa kadar insan birbirine dokunmaya devam etse keşke, ilişkilere yenilerini eklese.

Her bir paylaşım, başka paylaşımların başlangıcı olsa, ağın köşesi, başı- sonu belirsiz ama gittikçe artan, gittikçe yayılan ufuklara doğru ışıklarla devam etse.

Öyle anların içinde kalıyoruz ki yalnızca ben varım yanılgısına kapılıyoruz.

Oysa işletim sistemi aksini söylemekte, yalnız yaşadığımı zannettiğim her olay bir veya birkaç noktadan başkalarına değerek ilerliyor.

Evrende her şey titreşim halinde yayılmaya devam ederken, dokunarak ilerliyor.

Başlangıç her şeyden arınmış, olabildiğince sade iken bir güç, kartopu gibi büyüyerek ilerleyerek o anı başlangıç yapar ve artık geleceğe doğru yöneliş başlar.

Geçmiş çok gerilerde kalmıştır, her yaşanan an geçmiş ola ola, geleceğe doğru ilerler insan.

İşte bu yaşananlar biriktiğinde, hayat denilen bütün olarak adlandırılır.

Gelecekte neler yaşandığı, başlangıçta bilinebilir mi?

Denilir ki bilinir, denilir ki sen teklif gönderdin ve yaşanacakları bir bir çağırdın.

Onlar geçmişten gelen frekanslarla, uygun ortamda döllendiğinde; işte kaderin.

Yani kaderini yazdın ve onu yaşıyorsun.

Belirsiz olan farkında olmadan yaptıkların, yaşadıkların.

Belirsizlikler doğada bir yerlerde bekliyor, yürürken yol kenarındaki çiçekler gibi sen de manayı keşfetmeye, yaşadıklarının farkında olmaya başlarsın.

Bu hologram sana, “ben” ve “sen”den oluşan “bizi” gösterdi.

Kalbin ile gözünün arasındaki bölümdeydi gönül tellerin,

Sen baktıkça perdeler aralandı, hakikat kendini gösterir oldu.

Artık gizlenecek bir şey kalmadı.

Evrenin sırları denilen, o belirsizlik hepimizin içinde olduğu, lakin farkında olmadığımız deniz değil de nedir?

Gizemli yaşam, sen olayların farkında oldukça, senin içinde dönenin, senin de onun içinde döndüğünün farkında oldukça, gerçekler artık sana açılır.

Aşkın dile gelişidir bu.

Seyreyle…
Arzu Hâl

Şunlar da hoşunuza gidebilir

Hypnoskop - En iyiyi yaşamaya başlayın

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et

error: İçerik korunmaktadır !!