Ana Sayfa GÜNCEL BİR MASAL: KORONA GÜNLERİNDE AŞK – ANLATAN: VIKTOR & ROLF

BİR MASAL: KORONA GÜNLERİNDE AŞK – ANLATAN: VIKTOR & ROLF

yazan Damla Asena

(İlk önce defileyi izlemek isterseniz, lütfen yazının en sonuna bakın)

“Will you be my valentine?” “Sevgilim olur musun?”


14 Şubat’ın resmi sorusu. Aşk’a, sevgiye, yaşanacakları beraber karşılamaya bir davet. Mutluluğa, hüzne, aksiliklere karşı birlik olmaya ve birbirine karşı değil dost olmaya bir davet. Aslına bakarsanız, her an bir davettir. Hatta her an, davetlerden bir demettir. O demete duru bir zihinle, temiz bir kalple bakarsanız davetler başka, arzuluyken davetler başka, öfkeliyken başka…

Hypnoskop için yazdığım ilk moda yazımda bahsettiğim gibi… Tasarımcıların zekâsına bir kez katılırsanız, modaya hayran kalmamanız elinizde değildir. Sıradan bir gözle bakarsanız yalnızca beğenip beğenmemekle ilgilenirsiniz. Oysa asıl mesele belki de anlayıp anlamamaktır sanatı, sanatçıyı, dönemin ruhunu, zamanı, materyali, konuyu…

Eğer her an bir davetler demetiyse, belki de şimdiye kadarki yaşamımızın en tuhaf olayı olan küresel korona salgını da bir davetler demeti olarak görülebilir. En azından tasarımcıların öyle gördüğü şüphesiz.

Viktor&Rolf Modaevi’nin geçtiğimiz Sonbahar-Kış / Haute Couture (2020) dijital defilesi, tasarımcıların korona günlerinde; bu beklenmedik olayla ve kendimizle kurduğumuz ilişkilerin bir yorumuydu.

Ben de bu 14 Şubat için şu günlerde aşkı anlatması için bu koleksiyonu seçmek istedim. Aşk aynı moda gibi çevresinde olup biten her şeyden etkilenir, halden hale, duygudan duyguya sürükler öznesini, adeta tüketir kendisi özne oluncaya dek. Ama merak etmeyin, Viktor&Rolf’ün koleksiyonu mutlu sonla bitiyor 🙂

Koleksiyonun teması: Değişim.

Her üç zihin durumu için üç değişik tasarım karşımıza çıkıyor. Üç perdelik bir oyun diyebiliriz.

İlk üçlünün duygu durumu karanlık, mutsuz, öfkeli… Korona süreciyle ilk karşılaşmamız, bir anda, ne olduğunu anlamadan kendimizi büyük bir değişimin içinde bulmamız, sevdiklerimizi, yakınlarımızı kaybetmemiz… Tüm bunların getirdiği ağır ruh hali, lacivert geceliğin dantellerle bezeli yağmur bulutlarında, koyu gri sabahlığın ağır ve uzun kol manşetlerinde ve nihayet görkemli siyah paltonun kocaman dikenlerinde kendini gösteriyor.

Koleksiyondaki her bir perde, muhteşem bir paltoyla kapanıyor, her açılış bir gecelik ve her ikinci tasarım bir sabahlık veya bornoz.

Eve verilen ağırlık iki, dışarıya bir. Ev rahat ve özgürken, dışarısı özgürlük sembolünü yitirip korunulması gereken bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Her palto A kesim, yani etekler sosyal mesafeyi tayin edecek kadar açılıyor.

İkinci perde; karmaşık ruh halimizin bir temsili. Bu ruh hallerini tasarımların üzerine işlenen emojilerde izliyoruz. Karmaşık; fakat ilk koleksiyonun ağırlığı çekilmiş, ana renk yavru ağzı ve pembeye dönmüş, sanki evde kalmayı kabul etmiş, yumuşamışız. Ve bir başka gözden de -eğer her bir perdeyi aşkın bir hali olarak görecek olursak- ilk perdedeki karanlık, aşksızlık gitmiş, sanki ufak kıpırtılar başlamış kalpte, kış bahara dönüyor.

Bu sahnenin kapanışını yapan pembe paltonun sol kolunda artık belirgin bir yarım kalp görüyoruz. Aşk kapıda.

Ve son. Viktor&Rolf son perdeyi değişimin gerekliliğini kabullenişimiz ve yeniden mutluluğu yakalayışımız olarak yorumluyor. Beyaz geceliğin eteklerinde kalpler beliriyor: Kırmızı, pembe, beyaz, siyah kalpler. Her biri adeta aşkın bir haline gönderme. Koleksiyondaki bornoz, adeta bir kraliçenin elbisesi gibi aşkta yükselişi, bornozun pamuklu kumaşı rahatlama ve huzuru temsil ediyor. Kocaman kalpten cepler ise belki aşkta ve ilişkilerde, birbirinin cebinde olmanın gerçekten mutluluk verdiği o tanıdık periyoda bir gönderme.

Viktor&Rolf finale kocaman bir mesaj bırakıyor: “Hepimiz sevilmeye değeriz. Yaşımız, ten rengimiz, cinsiyetimiz, ırkımız, cinsel eğilimimiz her ne olursa olsun.” Finalde karşımıza çıkan muhteşem suni deri manto (materyal olarak tüm mantolarda hayvan dostu suni deri kullanılıyor), trençkota benzer yakası, simli biyeleri, fiyonk yapılmış kemeri, A kesim genişleyerek inen eteği, iki yanından aşağı süzülen düzinelerce kalp ile adeta Alice’in Harikalar Diyarı’ndan fırlamış gibi. Bu masalsı mutlu sonda artık siyah kalplere, olumsuz düşüncelere yer yok. “Evet” diyor Viktor&Rolf, “Değişen dünyaya uyum sağlıyoruz; en göz kamaştırıcı güzellik ve en beklenmeyen zarafetle.”

Şunlar da hoşunuza gidebilir

Hypnoskop - En iyiyi yaşamaya başlayın

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et

error: İçerik korunmaktadır !!