Ana Sayfa STİL + YAŞAMİLHAM Sevda Çiçekleri: Bir Aşk Hikayesi

Sevda Çiçekleri: Bir Aşk Hikayesi

yazan Arzu Mutlu Engin

Efsane bu ya;

Cihangir Hanlığının genç prensi Salim Şah, Anarkali adlı güzel rakkaseye deli divane âşık olur.

Güzelin kalbi de prense düşer. Prens, gönlünü fetheden bu güzel rakkase ile evlenmek ister. Ancak prensin halktan bir kızla hele de bir rakkase ile evlenmesi, akıldan bile geçirilmemesi gereken bir düşüncedir, cezası büyüktür. 

Gönül ferman dinler mi, aşk yasağa rağmen büyür, alevlenir. Anarkali ile Salim Şah’ın aşkı dillere destan olur, ağızdan ağıza anlatılır ve tabii ki prensin babası Han Akbar tarafından da öğrenilir. Han Akbar aşıkların birbirini görmesini yasaklar ama ne çare, efsane aşk iyice dillenir komşu hanlıklara kadar yayılır. 

Bunun üzerine, Akbar Han sevdalıları kesin olarak ayırmak düşüncesi ile Anarkali’yi kentin ortasına yaptırdığı penceresi olmayan dört duvardan ibaret bir odaya hapsettirir. Odanın giriş kapısına da duvar ördürüp kapattırır. Güzel Anarkali’yi ölüme terk etmektir bu. Prens şaşkın ve çaresiz, şehir halkı ise ağlamaklıdır. Prens ve halk her gün hücrenin önünde, Han’ın insafa gelip güzel Anarkali’yi affetmesini bekler. 

Bir süre sonra umutlar iyice kaybolur. Duvar yıkılsa bile güzeller güzeli Anarkali’nın sağ çıkma ihtimali yoktur artık. Halk yavaş yavaş duvarın önünü boşaltır. Fakat prens sevdasının yanı başındadır hep. Gözleri kapının yerine örülmüş duvarda, sessiz ve tevekkül ile beklemededir.  

Mevsimler geçer bahar olur, tabiat canlanır. Bir gün taş duvarda akıl almaz bir kıpırtı başlar. Prens’in gözünü hiç ayırmadığı, güzel Anarkali’nın girdiği kapının yerine örülen taşların arasından ince zarif bir dal filizlenir. 

Bunu duyan halk tekrar duvarın önünde toplanıp mucizeyi izlemeye başlar. Günler ilerledikçe yeni dallar, yeni filizler çıkar taşların bağrından ve tüm dallar tomurcuklarla yüklenir, adeta aşk çiçek açmaktadır.

Bir sabah duvarın önüne gelenler, duvarın baştan başa, hayranlık uyandıran bir güzellikte, kırmızı nar çiçekleriyle kaplı olduğunu görürler. Bir gecede tüm nar çiçekleri açmıştır. 

Anarkali’nin güzelliği nar çiçeklerine geçmiştir. Aşk çiçekleri açmış, Prens’in kalbi ise Anarkali’nin güzelliğini verdiği çiçeklerin ihtişamına dayanamamıştır. Mevsimler boyu aşkının umuduyla bekleyen prens ise duvara yaslanmış, nar çiçeklerinin arasında mutlu bir ifade ile ruhunu teslim etmiştir.

Yüzyıllardır dilimizden gönlümüzden çıkmamış aşk hikayelerinde, sevdalıların tutku ve sabırlarına şahit oluruz. Hiçbir güç yok edememiştir sevdalarını. Ne kaleler, ne duvarlar, ne çöller, ne dağlar ne de kocaman gönüllerden çıkan bu elle tutulmaz, gözle görülmez gücü yok edeceğini sanan acımasız insanlar, hakkından gelmiştir sevdalıların.

Bilin ki; “Sevda aşığın yüreğindedir”.

Tüm acımasızlığa inat, tertemiz kalbinde; var gücüyle, sevdasından hiç şüphe duymadan onu taşımaya çalışan Anarkali’nin, evrene cevabıdır nar çiçekleri.

Doğanın taşları, taş kalpli insanlarınkine inat geçit vermiştir sevda çiçeklerine.  

Anarkali nar çiçeğinin Hintçesidir. 

Aşkın gözlerinden düşen damlalar “Nar Çiçekleri” ne şifa olsun.

AŞK OLA…

Arzu Hâl

Şunlar da hoşunuza gidebilir

Hypnoskop - En iyiyi yaşamaya başlayın

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et

error: İçerik korunmaktadır !!