Ana Sayfa STİL + YAŞAMİLHAM Takı Tarihi: Güç, inanç, tılsım, statü!

Takı Tarihi: Güç, inanç, tılsım, statü!

yazan Hypnoskop

Günümüzde bedeni süsleme sanatının bir parçası olarak kullanılan takı ve mücevherin öyküsü, insanlık tarihi kadar eski. Mezopotamya’ya buzul çağının son evresine, yani günümüzden 30-40 bin yıl öncesine dayanıyor!

Ağaç kovukları, hayvan dişleri, deniz kabukları ve yumuşak taşlardan yapılan ilk takılar daha çok dini ve büyülü anlamlar taşıyordu. İnsanlar manevi anlamda güçlü hissetmek için inançlarını takılarını kullanarak ifade ediyordu. Onları bir güç ve inanç simgesi olarak adeta bir tılsım gibi üzerlerinde taşıyorlardı. Aslına bakarsanız bu kültür hala güncelliğini koruyor. Pek çok dine mensup kişi inancına dair işaret ve duaları üzerinde taşımaya bugün de devam ediyor.

Eski mücevherlerin izleri, Mezopotamya’da çiçek açan medeniyetlere dek sürülebilir. Bunlar genellikle basit taş muskalar ve mühürlerdi. Tahmin edebileceğiniz üzere bu muska ve mühürlerin çoğu, manevi anlamlar taşıyordu. Mücevherler tanrılara sunulur ve heykelleri süslemek için kullanılırdı. M.Ö. 3000 yılına dayanan Antik Sümer Kraliyet Mezarları ise bize tüm zamanların en büyük takı koleksiyonunu armağan etti. Akla gelebilecek her türden takı; başlıklar, kolyeler, küpeler, yüzükler, kronlar ve iğnelerle kaplı mumyalar, Antik Sümer Kraliyet Mezarı kazısında bulunmuştur.

İlk maden takılara ise M.Ö. 7000 yılında rastlıyoruz. O dönemlerde doğal saf kurşunlar soğuk dövme teknikleriyle işleniyordu. İnsanlar doğal maden arayışlarına devam ederken, M.Ö. 4000 yılının başında altın ve gümüş madenlerini buldular. Böylece bu kıymetli madenler, takı yapımında da kullanılmaya başlandı. Apatit, florit, obsidyen gibi renkli taşların ilk kez bu dönemlerde cilalanarak ve parlatılarak boncuk formuna getirilip kullanılmaya başlandığı da biliniyor.

Eski Mısır’a bakarsak; onların da muska ve tılsım kullandıklarını görebiliriz. En popüler mücevher parçalarıysa, günümüzde de yeniden moda olan; çeşitli renklerde boncukların, bilezik ve kolye olarak takılması. Mısırlıların çok sayıda renkli değerli taştan yapılan bilezikler ve kolyeler kullandıklarına yapılan kazılarda rastlanıyor. Tercih ettikleri değerli taşları ise hala yaygın olarak kullanmaya devam ediyoruz: ametist, karnelyan, turkuaz…

Mısırlılar, takılarda kullanılan rengin kişiliğimizi yansıttığına kuvvetle inanıyorlardı. Örneğin sarı ve altını güneşle ilişkilendirdiklerinden kutsal kabul ediyorlardı. Bu nedenle her zaman firavun ve rahiplerinin taçlarında, süs eşyalarında altını kullanmayı tercih etmişlerdir.

İnsanlar ilk zamanlarda takıları, kendilerini gizli güçlerden, kem gözden koruma çabasıyla uğur, tılsım ve büyüye olan inançları nedeniyle, takılan nesneler olarak kullanmışlardır. Ancak zamanla takıların bedeni daha çekici ve etkileyici gösterdiğini keşfederek bir nevi zenginlik göstergesi olarak kullanmaya başlamışlardır. Elbette yalnızca zenginliklerini değil aynı zamanda ne kadar güçlü olduklarını, toplum içindeki yerlerini belirtmek için de takılara ve mücevherlere başvurmuşlardır. 

Yapılan kazılarda M.S.370’li yıllara ait üzerinde “seni seviyorum” yazan takılar bulunmuştur. Bu da bizlere takıların yalnızca son yüzyıllarda değil, aslında oldukça uzun zamandır değer göstermek için verildiğini ortaya koyuyor. 2017 yılında Marawah adasında keşfedilen ve dünyanın en eski incisi olan, Abu Dhabi incisi ise bizlere, Neolitik çağda yani 8000 yıl önce bile insanların inci ticareti yaptığını gösteriyor. Pırlanta ise 1300lü yıllara kadar tam olarak nasıl şekil verileceği bilinmediğinden kullanılmazken, günümüzde bir ömür geçirmeye evet demenin sembolü haline gelmiş durumda.

Takı ve mücevherin tarihini araştırdığımızda, onlara yüklenen anlamlar kimi değişiklikler göstermiş olsa da hala hayatımızdaki yerlerini korumaya devam ediyorlar. Bugün de takılar tercih edilmeden önce, kime ve hangi kesime hitap edeceği soruları önemini koruyor. Genç kesime yönelik modern çizgideki koleksiyonlar göz önünde bulundurulurken, yaş ilerledikçe toplumsal statü yükseldiği için refah düzeyini ifade eden koleksiyonlar daha çok tercih edilebiliyor. Bu tasarımların kişinin cilt tonuna, fiziğine, yaşam tarzına göre altın ve gümüş metallerden yapılmasının yanı sıra kristalin, taş ve metalin usta ellerde şekillenmesiyle, şık bir takıya dönüşmesine sıklıkla şahit oluyoruz.

Sözün özü, binlerce yıl önce olduğu gibi kendi inançlarımızı ve zevkimizi yansıttığımız takı modellerini bedenimizde taşımaya, sevdiklerimize kıymetli taşlardan hediyeler vermeye devam ediyoruz ve belli ki bu kültür insan var olduğu müddetçe var olmaya devam edecek.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

Hypnoskop - En iyiyi yaşamaya başlayın

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et

error: İçerik korunmaktadır !!